Reklam
Reklam

HAÇKA SÖZLÜK

27 Nisan 2016
910 kez görüntülendi

Resim bulunamadı
Reklam

Arağna: bir örümcek türü

Akıbet: elbet

Analis: sıkı bir şeyin gevşemesi

Andikuris: çok sıcak suyu kullanılacak derecede ılıtmak

Aboflim: yemek atığı

Ahbun: inek dışkısı

Aboloz: kemiksiz et

Aboriyes: yoğurttan elde edilen ayran

Arguri: sırt üstü

Alı iğramak: bir şeyi tam anlamadan ortalığı karıştırmak

Ağulanmak: zehirlenmek

Anavağla: köstebek

Azdiha: büyük yılan

Avat: dikenli uzun bir bitki

Ayam: hava

 

Bakla: fasulye

Badama: eski evlerde oturmak için kullanılan tahta bölüm

Biyadiza: bir ot türü

Beğun: bugün

Buldur: geçen yıl

Bibil: küçük yuvarlak şeyler için kullanılır

Burbulans etmek: ezip karıştırmak

Bolaygi: inşallah

 

Çaplama: tahtadan yapılmış çit

Çabalamak: kıpırdamak

Cimudis: güneşin bulut arasından görünmesi

Çüşe: çise

Çuguda: çam ağaçlarından oluşan kuru çalı

Çardal: bir şeyin iki veya daha fazla kola ayrılması

Çeten: mısır ambarı

Çebel: yağmurlu hava

Cizan: çıplak

Çepri: zorla

Çıngıl: kütük çekme için ucuna sivri demir bağlı ip

Çagan: tavan aralığı

Cingi: köşe

 

Devek: kabak bitkisinin boru şeklindeki damarları

Dumbul: tümsek

Divrin: erkek keçi

 

Evza: kibrit

Ekya: suni gübre

Ediş etmek: ses çıkarmak

Erdi: yatak

Ekşiza: tohumu tepesinde bulunan bir çeşit ot

Egüni: birkaç gün önce

Elavina: rastgele

Ecet yeni: hiç kullanılmamış

Elan: şimdilik

 

Findos etmek: aşırı hareketlilik

Filis etmek: sıyırmak

Fuşfura: fırınlanmış ayva

Fuskal: yaranın üstünün hafifçe şişmesi

Fol: köpek tavuk kuş gibi hayvanların barınağı

Fedaks etmek: bütün işlerin üstesinden gelebilmek

Fodik: küçük çukur

Fulanbur: ıhlamur

Filister: satır

Firahti: çayır, bahçe kenarına çekilen çit

 

Godila: ensenin bir bölümü

Gırnata: dolu dizgin

Gazel: son baharda düşen yaprakların genel adı

Godesbana: hamarat

 

Hışır: iyi olmayan, kötü

Hanzos: yemeğin dibinin tutması

Horobus vurmak: atlamak zıplamak

Hege: sinir

Hurdegel: tirma çorbasının içindeki un parçacıkları

Hunduz: mısırın püskülü

Hortega: yutak

Hardama: ev yapımında kullanılan ince tahta

Hamofte: çilek

Horza etmek: aniden üzerine gitmek

Harar: büyük çuval

Haspalamak: iyice dövmek

Horvelek: büyük, kocaman

Helenger: çok bol

Haldıraşan: eksik isler

Halovoş: gelişigüzel

Hamdana: hiç doğum yapmamış inek

Halvan: uzun boylu geniş yapraklı bitki

Hemeyil: inek süslemek için yapılan boncuklu ip

Hengemet: çok miktarda

 

İlaf: inekler için hazırlanan kışlık yiyeceklerin genel adı

İsa: oysa

İstivaziya: istif vaziyetteki odun yığını

İlincak: sallanmak için kullanılan düzenek  (hamak)

İfteri: eğrelti otu

İsi gitmek: halsizleşmek

İkri etmek: bıkmak, usanmak

 

 

 

 

Kumuş: mısırın en iç kısmında bulunan tanelerinden ayrılmış kısmı

Korza: köşe

Kadofir: kapının eşiği

Katerekte: ahıra evden açılan kapak

Kustel: mısır lahana vb. gibi bitkilerin sap kısmında bulunan sert kısım

Kaptopi: patates

Kolobiza: omurgasız sürüngen bir böcek

Koradiza: yaylada yetişen bir lahana çeşidi

Kasil: bir ot çeşidi

Kokle: salyangoz

Komar: kökü kuvvetli olan mor renkli çiçeği olan bitki

Kuşpiza: ineklerin çok sevdiği bir ot türü

Kadandiya: karmaşık

Korzil: üzerinde doğrama işlemi yapılan tahta

Kozik: büyük kerestelik ağaç

Kazkaldıran: kuymak

Kaci: alın

Kuplis olmak: yüz üstü dönmek

Kırtaliza: gözde çıkan arpacık

Kaful: karmaşık çalılık

Kareneş: bir ot çeşidi

Kosu: kuluçkaya yatan tavuk

Koşa: patlamış mısır

Kuşta: un çorbası ve muhallebesi içindeki topak

Kuza: daha çok elde meydana gelen derinin sertleşip şişmesi

Kokiza: boğmaca hastalığı

Kufa: içine su konulan büyük bidon

Kelberiza: toprak gübre gibi katı malzemeleri toplamak için kullanılan alet.

Kıran: yüksek düzlük

Kirgil: odun sobalarının üzerinde iç içe geçen halka

Kudal: yemek karıştırmaya yarayan uzun saplı tahta alet

Kırgalem: siyah kalın etek

Kerdel: hayvanların yem kazanı

Kadarana: gereğinden çok miktarda olan

Karafirya: yaygara

Kafkallamak: kuru yiyecekleri kabuğundan ayırmak

Kokona: eski tip evlerde çatının bir bölümü

Kukara: meyve toplarken uzanılmayan dalları çekmek için ucuna kanca bağlı odun

Kumul: ot çayır gibi şeylerin bir araya toplanmasıyla oluşan yığın

Kaban: tarlanın ya da çayırın yolla birleşirken oluşturduğu yükseklik

Kaden: duru

Kebiz: değirmencinin aldığı payın ölçeği

Kermaker: çok fazla yer kaplayacak şekilde uzanmak

Kuguvak: mantar

Kılav: ayar

Korgodila: büyük solucan

Kehriz: kuyu

Kaful: küçük çalı topluluğu

Kanzi: cevizin bir bölümü

Kolof: peynir kitlesi

Kaşangur: edepsiz

Kucam: kucak dolusu

Kıyli: tepsi

Koşum: avuç

Kuluktena: iş karıştıran

Kırebi: uzun saplı kesici bir alet

Kayım: sağlam

Kahte: ara sıra

 

Loloyda: tarlada yetişen yabani otluk

Lem: nem

Lalegos: dedikodu

Lames: mısır unu ve otlarla karışık yemek

Limna: yalın ayak

Liğ: durmuş suyun kokuşmasıyla oluşan durum

Lifor: çayırın kesildikten sonra tekrar boy göstermesi

Lale etmek: kavga etmek

Lobiya: muhacir lahanası

Loha: nemli sıcak

Lapcin: ayakkabı

Lapaza: bir çeşit yapraklı bitki

Lavsi: kısaca

Lifori: süpürge yapmak için kurutulmuş çalıların ucunda bulunan küçük meyve

Lağıs: mısır

Liveri: kurumuş fasulyeyi kabuğundan ayırmak için vurulan ucuna demir bağlı odun

Longoz: kuyu

 

Mesesel: ahırın bir bölümü

Manat: kabağın kesilip temizlenerek fırında pişirilmesi

Mares: fiziksel özelliğinin değişmesi

Mesaham: orta yer

Mandak: çayırda görülen sert, kalın ve kokulu bir bitki

Masti: dişi köpek

Merek: çayırların konulduğu yer

Minzi: çökelek peyniri

Mimit: yüzde çıkan sivilce veya ben gibi şeylerin genel adı

More: böğürtlen

Malaks: dağınık, yarım yapılmış

Maniya: soba borusundan dökülen tozlar

Mutla: ağız

Munzur: dudak

Murafa: tartışmak

Moğossoğo: şaşırma ünlemi

Muteysir: rencide

Muziga: devamlı sağılan inek

Mudara: iyi olayan

Maraz: hayvanların azraili

Medar: çare

 

Niniya: halı gibi ağır eşyaları kurutmak için asılan odundan yapılmış düzenek

Nifiza: gelincik

Nayişe: nasıl odluda..

 

 

Ovarmak: derleyip düzenlemek

Ohni: uzun çukur

Okşoga: yeter artık

 

Peşkir: havlu

Peşko: soba

Paragas: sohbet

Pansi: ahırda ineklerin önüne yemeklerinin konulduğu yer

Puşpuran: büyük lağım faresi

Pandaa: bebeğin beşikten düşmemesi için sarmalandığı kumaş

Pofut: kurumuş mantar

Purunca: inekleri süslemek için kullanılan boncuk ya da ipten yapılmış süs

Purtul: parça pinçik olan

Pasal: ineğin iple bağlandığı direk

Pişki: hızar

Parten: tohumlu tepesinde olan zehirli bir ot türü

 

Rogofla: mısırın kabuğu

Rafan: çayır toplamak için kullanılan dişli bir alet

Rizi: lahananın kök kısmına yakın bir yerde bulunan sert kısım

Rinzil: diş eti

Refega: kurbağa

Ragana: köprücük kemiği

 

 

Sipsiya: tarlada geriye kalan otlar

Sermaser: uzunca yere serilmek

Sahtariza: uzun boylu sert köklü bir bitki

Siniya: tavuk dışkısı

Simla: gözdeki akıntı sebebiyle oluşan mikrop

Sinor: sınır

Sap: mısırın fidanlarının kurutulduktan sonra bir araya getirilen bağ

Sirikta: hamurun sıvı yağda kızartılmasıyla yapılan çörek

Sirim: kabağın ince şerit şeklinde soyularak kurutulan kışlık yiyecek

Sindar: kürdan niyetine kullanılan ince ağaç parçası

Surnuş: mısır saplarının kesildikten sonra tarlada kalan kökleri

Şimşakis etmek: parlamak

Sifte: ilk önce

Supramak: bir şeyin kaba yerinden kesme

Salikurza: kulak böceği

Simur: mısır ekmeğinin tereyağ ve yumurta ile harmanlanmış yiyecek

Suluk: eski evlerde akar alanı

Serander: kışlık yiyeceklerin konulduğu depo

Sulfan: fasulyenin ufalanıp ipe dizilmiş hali

Siğna: yara izi

Şaga: elma, portakal dilimi

Sagoma: bir bölüm

 

 

 

 

Tirma: bir tür çorba

Tiranis olmak: canı sıkılmak

Tiftiklemek: ince parçalara ayırmak

Teberlemek: düşeyazmak ya da yuvarlanmak

Tendellemek: düşme ile düşmeme arası

Tevekel: deli, ahmak

Tink: mısırın ezilip ufalanmış hali

Taşanaluk: taşlık

Tarifa: olası ihtimal

Tirmaç: yük taşımaya yarayan ip

 

 

Vurganis olmak: daralmak

Vuvus: ayaklarda bulunan kemik çıkıntıları

Vazvak: diz kapaklarının arka kısmı

Voros: yemeğin ya da ekmeğin pişirilirken kısıp ateşe maruz kalıp iyi pişmemesi

Vindos etmek: sebepsiz yere aşırı hareketlilik

Vargit: sonbaharın habercisi olan beyaz renkli çiçek

Verep: mehil, eğim

Volar: belleme sonucu ortaya çıkan toprak yığını

Volvon: bir tür inek çanı

Vindo: bir tür böcek

Variş: taştan yapılmış duvar

 

Yozalamak: fırsat aramak

Yüzü kuba: yüz üstü

Yamaluk: kumaş

 

 

Zimilah: tepesindeki yumuşak kısmı yenilen dikensi bir bitki

Zifin: yaylada bulunan çalısı yanan çiçeği sarı olan maki bitkisi

Zizgar: rüzgar

Zizil: solucan

Zembelek: kapının içten kullanılan kilidi

Zibil: toz

Zazel: tohuma ayrılmış mısır topluluğu

Zigam: nezle

Zağar: koyun köpeği

Zambula: hayvanlarının derisinin altında bulunan böcek

Zinah: kıvılcım

Zilmen: tamamen

 

 

hackadan61 (595 Posts)


Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz